28 Mayıs 2008 Çarşamba

çok sevdim

az önce adliyeye giderken yolda, bir çocuk gördüm...
çocuk bisiklete biniyordu. (çocuk dediğim erkek insan :P) üzerinde beyaz bi tişört vardı. tişörtünün üzerinde tehlike anında kucaklayın yazıyodu. :))) çok hoşuma gitti. kendsini kucaklamak istedim.. tehlike anı olabilirdi bu kucaklama anı :p

sex an the city'e özenmek

sex and the city, bilindiği üzre dünyanın en çok tutan kadın dizisi. izleyen erkekler de vardı elbette ama kadınlar dizinin merkeziydi.

ben lisedeydim sex and the city başladığında ve yaşımdan ötürü haliyle geç saatlerde de yayınlandığından annemlerle oturup izleyemezdim. ama izlemek istediğim için acayip bir çekiciliği vardı benim için o zamanlar.

şimdi ise yaşımdan ötürü daha da bi ilgiyle izleyeseim var :) çok başarılı buluyorum bu diziyi.
izledikçe de görüyorum ki konuştuğumuz dil ne olursa olsun, yaşadığımız yer neresi olursa olsun, aldığımız eğitim, içinde bulunduğumuz kültür ne gerektiriyorsa gerektirsin herkes aynı... herkesin sorunları benzer. ve altına inildiğinde nedense hep de aynu nedenler yatıyor.

kadın-erkek ilişkileri neredeyse herkeste aynı...
çok sıkıldım ben bu "kaçan kovalanır" mevzuundan. tabi bi de şu var "eğer kaçmazsan, hafif meşrefsin" :S sıkıcı şeyler bunlar. hemen dağıtmaya müsait bir ruhum var benim. ilgim ve dikkatim başka konulara başka kişilere kayabilir hemen. sıkılırım yoksa hayattan... yaşamaktan zevk almak için ilgimin ve dikkatimin sürekli başka şeylere kayması gerekiyor sanırım :) bakın nasıl da konuyu sex and the city'den kendime bağladım :P

izlemek öğrenmek lazım arkadaşıımmm :)
ben de bir carrie bradshaw isteriim isteriim :))

27 Mayıs 2008 Salı

hafta sonu yazdığım yazının tarihinde bir karışıklık olmuş düzeltmeye çalıştım ama olmadı :S teknolden hiiiç anlamıyorum :)

cumadan beridir eve girmiyorum denebilir. yani gidiyorum tabiki de eve ama sadece uyumak için sayılır. özlediğim hayata kavuşmak üzereyim sanırım. gerçi özlediğim hayata kavuşmak için evde de istediğim zamanda alkol alabilmeliyim..bunun için ailemin bana biraz daha alışması lazım. tuhaf bakışlar altında yapınca kendimi rahat hissetmiyorum.

cuma akşamı 3 arkadaş burda bir barın bahçesinde oturduk, daha sonra kalabalıklaşmak suretiylen, metropol yaşamına uzak bu şehirde içkilerimizi yudumlarken esasında tam da metropol yaşamı sohbeti ettik...
cumartesi istanbuldan gelen arkadaşımla oturup konuşmak,bişiler paylaşabilmek,onun konuşmasını dinlemek, sesini duymak güzeldi. keyif vericiydi. cumartesiden sonra çok keyiflendim mutluyum :)

pazar günü kızlarla gene beraberdik kahve dünyasının kalabalığı içinde kendimize bir yer bulup bol kahkahalı, bol şamatalı bir gün geçirdikten sonra kahve falı bakarken tam da arkadaşıma " senin kısmetin kapanmış" dediğim anda burnum kanamaya başladı... tanımadığım insanlara çok az fal bakmam lazım sanırım içimden geçenleri rahatça sölemek için. korkuyorum zaman zaman kendimden hislerim biraz kuvvetlidir de :) daha sonra stajdan bir arkadaşımızın folklor gösterisi vardı ona gittik. harikaydı benim de oynayasım geldi. beni de gruba dahil etmesi için ısrar edicem kendisine ama önce görmem lazım :p şöyle söyleyeyim kendileri "amatör ve daha küçük bütçeli bir anadolu ateşi" düşünelim canlandı mı kafanızda? heh, işte öyleler :) müzikler falan çok güseldi.

dün akşam da değişmez kadro olarak, staj eğitim dersinden sonra dışarı çıktık. bi kaç "drink" alalım diye. ahaha sever oldum bu şekilde "drink" almayı :P puahha
gene metropol yaşamından uzak şehrimde metropol kadını sohbetleri ettik. güldük kahkahalar attık. staja gelirken bu kadar sevebileceğim arkadaşlarım olabileceğini düşünmemeiştim hiç. ama onlarla çok eğleniyorum :) süper düper vakit geçiriyorum.
bunun haricinde 3 dişi insan, bir araba, biraz alkol... süper bi kombinasyon. ne yapılır? arabaya atlanır müziğin sesi açılır :) hatta biraz da eğlencenin dozunu kaçırarak arabanın camları açılır :) hatta arabanın içinde oynanır. ışıklarda beklerken değişik figürler sergilenir :p şöfor olan ben bile oynadım :)) bunun haricinde ne oldu yanımızda duran arabadaki "abi" bize bakmak ve gülmek suretiylen kendisi de bizimle eğlenmiş bulunmakta eminim. çünkü ışıklarda bekleme süresi uzadıkçça kendisi camını açmak korna basmak suretiylrn bize katıldı :P puahahha "abi"ye kaza yaptıracaktık sanki :) ama hiç istif bozulmadan yolumuza devam ettik :)) seviyor eğleniyorum burada ve gerçekten nedense artık ankarayı hiç özlemiyorum :) :S
tuhaflıklar abidesiyim. günüm günüme uymuyor. bu durumdan rahatsız mıyım? zaman zaman evet... ama yükselen ikizler, esas burç koç olunca böyle bi dengesizlik hakim oluyor...sıkılıyorum kendimden...
yazı yazı diyen sevgili arkadaşlarım alın size yazı bakalım :))

Özge Fışkın - Yabancı

23 Mayıs 2008 Cuma

hiç yazasım yok...
yazacak bir şey yok...
olan biten bi şey yok...aynı sıkıcılıkta devam eden bir hayatım var.

değişik bi hafta sonu geçirdim, süperdi de denebilir... cumadan belliydi böle olacağı :)) cumartesi, pazar çok güsel ve hızlı bir hafta sonuydu. çok mutluyum sanırım yarına güzel başlayacağım...

bazı şeyleri, 5 dakika sonrasını düşünmeden yaşamak güzeldi. çok memnunum. kendimi takdir ettim. ileriyi düşünmeden anı yaşamaya başladım yeniden. anı yaşayınca insan ne kadar da mutlu oluyormuş...

15 Mayıs 2008 Perşembe

evett büroya geldim... masam ya da odam olmadığı için dizimin üstünde takilpediklediklerimi okudum maillerime baktım şimdi de biraz çalışmam lazım ama öncelikle yeni bir yazı yazmak istedim :)

dün gece oturup TWO GUYS AND A GIRL'ün 2. sezonun 12 bölümünü izledim kalanları da bu akşam izlemeyi planlıyorum :)) ben bu diziye bayılıyorum...her bölümünü kahkahalarla izleyebilme potansiyeline sahibim hem de her defasında :)) dün gece de kulaklık taktığımdan dolayı biraz fazla sesli kahkahalar atmış olacağım ki annem dakka başı odama geldi :S bence edinin izleyin :))
dizinin girişinde Berg ve Pete Sharon'ı yanaklarından aynı anda öpmekteler ve ben her seferin de Berg'ün ne kadar güzel öptüğünü düşünmeden edemedim :P (bu yazıyı allahtan erkek arkadaşım okumuyo :P) Berg'ü bilmeyenleriniz için ufak bir açıklama getireyim: kendisi Scarlett Johansson'a evlenme teklifi yapmış ve eşşek kadar bir pırlantayı takmış olan, daha önce ise allanis morisette ile uzun yıllar birliikte olan abimiz Ryan Reynolds :))

şimdi de oturup, dilekçe yazmalıyım...daha sonra yargıtay kararları içerisinde aradığım konuyla ilgili kararlar var mı ona bakmam lazım. çok zorlanıyorum ama ne yapayım gene de çalışmaya çalışıyorum çok fazla iş yapmasam da yapıyorum işte bişiler :) ama daha adalet sistemimizin yavaşlığından ötürü başlayıp da biten bir dava yok (benim hazırladığım yani) neyse bakacağız artık neler olacak kazanırsam eğer herhangi bir davayı patrondan para isteyecem :)) ahaha

12 Mayıs 2008 Pazartesi

bu işin altından kalkamayabilirim

babamın bana verdiği işlerin altından kalkabileceğimi hiç ama hiç sanmıyorum. yapmak istediğim bir iş olduğunda hemen yapıyorum. ama babam bir iş verdiğinde bir türlü yapamıyorum. işler hep zor işler oluyor çünkü...

bir türlü işin içinden çıkamıyorum çok uğraşıyorum ama olmuyo...
of ya.. ne yapacağımı da bilmiyorum...

7 Mayıs 2008 Çarşamba

detoks - yok

pazartesi günü çok halsiz kalmam üzerine bayılacak raddeye geldiğimden dolayı detoks bitti...

eve giderken yolda yediğim poaçanın tadı damağımdan gitmiyor. hayatım boyunca unutamıycam sanırım :)

detoks bitti, şimdi yeni diyetler aramaktayım :)

5 Mayıs 2008 Pazartesi

detoks - 2

saat itibariyle
açlık : dorukta
sinir : fazlasıyla mevcut
yorgunluk : var biraz

detoks - 1

bugün detoksa başladım.
vücuttaki toksin miktarı: cumartesi öğlen kfc yediğimi cumartesi gecesi bira,votka ve sex on the beach içtiğimi, sonrasında kokoreç yediğimi pazar sabahı danalar gibi yediğimi akşam da patates kızartması yediğimi düşünürsek çok fazla... ne yapsam kurtulamam :)

kilo: sabah itibariyle 60..

bol bol su içmeli yoksa dayanamayabilirim :S

1 Mayıs 2008 Perşembe

hayalimdi - suya düştü

*hukuk mahkemelerinde şöyle bir durum oluyor davacı taraf eğer duruşmaya gelmezse davalı tarafın dosyayı düşürtmek hakkı vardır. kanunda bu belirtilmiş. ama duruşmalar saatinde olmuyor bu nedenle uzunca bir süre bekliyoruz. bi de burası baro nüfusu bakımından küçük bir yer olduğundan dolayı büyüklere saygımızdan küçükler olarak bekliyoruz gelmelerini. amma velakin benim hayalim bugün bunu yapabilmekti. çünkü karşı tarafın avukatları çok gıcık sinir oluyorum kendilerine ve onlar diğer avukatlara böyle davranıyorlar... ama hakimin uyuşukluğundan dolayı yapamadım. engeller çıktı önüme :S

*gittigidiyordaki japon tarzı elbiselerin hastası oldum...

*1 mayıs'ta meydanlarda olmazsak ne olur? ben liboşum gitmicem :) ama emekçi kardeşlerimleyim onlar için çalışıyorum... davalarını kazanmaya uğraşıyorum valla başka bi amacaım yok gitmememde :)

*öyle işte