1560 YTL
evet arabamın servis masrafı bu!!!
oof!!!
napıcam ya :(
dudağımın solunda 1 adet uçuk çıktı, bugün de sanırım öteki tarafında çıkar herhalde
27 Haziran 2008 Cuma
deli - 2
26 Haziran 2008 Perşembe
deli
az önce bir alış veriş merkezinden çıkarken kaldırıma arabamı çarptım görünürde bir şey yok, olan tekere oldu sanırım hareket halinde iken tekerden tuhaf sesler geliyordu umarım olan sadece tekerleğime hatta hatta sadece jantıma olmuştur.
lütfen öyle olsun. içerde bişiler olmasın hatta hatta umarım sadece tekerim falan patlamıştır. bu alış veriş merkezi sevdam nedeniyle bi ton masraf yapacağız. sanki masrafım azmış gibi bi de başıma bu çıktı. babam bu konuda hiç bir şey söylemedi gerçi ama olsun...
off işalla arabamda bir şey yoktur.
günlerdir dizi izliyorum o nedenle internete girmiyorum. büroda da iş yapıyorum, koşturuyorum arabamı çarpmak haricinde beni şu aralar düşündüren tek bir konu var... o da neden bu hale geldiğim. hiç bir şey yapasım yok. sürekli canım sıkkın, hatta hatta tatile gidesim de yok... ben bu zamanlarda tatil planları yapmaya başlamış olurdum. ağustos gelse de gitsem der dururdum ama bu yıl gidesim yok hiç. oturuyum evimde hiç bi şey yapmadan yatayım istiyorum. neden böyle oldum acaba?
19 Haziran 2008 Perşembe
*dün canım arkadaşım iremçümlen buluştum 18den 23e kadar bir buluşma yaşadık, çok güldük, çok anlattık, çok konuştuk... anlatçak şeyler çok birikmiş tabiki de :) onca ayın anlatılacakları, anlattık anlattık bitmedi bence.. bence daha konuşacak çok şey var :)
*onun istekleri, bunun istekleri derken ben yarılıcam... kendi isteklerim hep kalıcak gerilerde. kendi isteklerimi yapamıyorum herkesi memnun etmek isterken kendimi bi mutsuzluğun içine mi atıyorum yoksa? mutlu olmak için ne yapmak gerek? anı mı yaşamalı yoksa geleceğe yatırım mı yapmalı? kafam çok karıştı dün akşam kuzucumla konuşurken kafam allak bullak oldu. ama gerçekten kendisi benim terapistim buna karar verdim. çekinmeden ne düşündüysem söyledim. o da aynı şekilde böyle bi dostunun olması ne kadar güsel bir şey :))
ben kendim ne istediğime karar vermeliyim önce, onun bunun isteklerini yerine getirmeye çalışmaktansa :S
12 Haziran 2008 Perşembe
ayrılmakla, ara vermek arasındaki ince çizgi
bi insandan ayrılmak istemediğinizde ama esasında ayrılmak istediğinizde yapılabilecek bir şey ara vermek. önceleri bana ne kadar saçma gelse de insanların kafalarını dinlemek için ya da kendilerini sorgulamak için biraz zamana ihtiyacı oluyor. bu ihtiyacını gidermek için de "ara vermek" başlığı altında biraz zaman ister karşısındakinden.
ben en azından böle yaptım.
kendimi sorgulamaya aldım hislerimi sorgulamaya aldım, rol yapmaktansa bunu da karşımdakine söyledim. onun yanına gidip hayatıma devam edebilmem için, buradaki hayatımı bırakıp orada yeni bi hayat kurmak için ona karşı ne hissettiğime karar vermem lazım.
bunların haricinde yorucu ve yoğun bir gün, dün de öyleydi. yarın nasıl olacak bakalım... günler birbirini izlerken vakit hızlıca geçerken hayat çok kısa ne yapacağına karar ver dedim kendime. ama ben akşam yemeğinde ne yiyeceğime zar zor karar verirken hayatım için ne istediğime nasıl karar vericem :S kafamın karışık olmasından sıkıldım kafama ediyim :S karışıklığa ediyim... hayata ediyim diyesim geldi ama tanırının gücüne gider belli mi olur :S onu da diyemedim... ben en iyisi kendime ediyim...
11 Haziran 2008 Çarşamba
öküz müyüm, neyim?
dün büyük bir öküzlük yaptığımı düşündüm durdum, içimi kemirdi resmen ve bugün kararımı verdim evet ben dün büyük bir öküzlük yaptım...
tanıdığım bir erkek insan var ve ben bir dişi insan olarak bunun telefon numarasını istedim dün. hem de pat diye :S çocuk baya bi şaşırdı benden böle bi şey beklemiyordu sanırım... ben de o şaşırınca şaşırdım...
size sorarım şimdi arkadaşlar bu yaptığım şey normal bir şey değil mi? yani "biz arkadaşlarla dışarı çıkarken seni de çağıralım" diyerek telefon numarasını istemek tuhaf mı? yani tabi şöyle demem daha normal olabilirdi "bizimle takılmak ister misin? dışarı çıkarken arayalım mı? gelmek ister misin?" o da bunun üzerine "olabilir" deseydi ben de bunun üzerine telefonunu isteyebilirdim tabiki de. bu daha normal olurdu :S sanki...
ama kötü bi amacım yoktu tamamen iyi niyetli bi davranıştı yaptığım. arkdaş çevremi geliştirmeye çalışıyorum başka bi amacım yoktu :S
çok tuhafıma gitti dün bütün gün bunu düşündüm. neden böle tuhaf bi konuşma geçti ki aramızda diye
2 Haziran 2008 Pazartesi
gittim haczimi yaptım geldim... borçlunun biri çıldırdı üstümüze yürüdü falan. kendileri vergi rekortmeniymiş amma velakin 200 YTLlik borcu ödememişler ama borç olmuş 800YTL siz siz olun borcunuzu bi an önce kapatmaya bakın inatlaşmayın. alacaklılar ve avukatları da inatlaştı mı, işler daha da kötü bir hal alabiliyor.
neyse çok yazasım vardı da, yazamayacağım sanki...
1 Haziran 2008 Pazar
beklenen son
evet beklenen son gerçekleşti... ben dün sex and the city'e gittim :) ağlayasım geldi film esnasında neden bu kadar duygusal oldum bilemedim. beni çok etkileyen bi sahne vardı söylemek istemiyorum..esasında istiyorum da kendimi tutmam lazım. carrie'nin elbiseleri gene muhteşemdi...
cuma gecesi dışarı çıktım. dansa gittik :) güseldi eğlendim. bunun haricinde orda da beklenen son oldu ve biz iki kız kaldık. eve döndüğümüzde saat 3tü ve sabah 8de uyanıp konferansa gittik. konferans birde bitti. biz uykusuzluktan ölmek üzereydik. ve tahmin edin bakalım ne oldu? ben alkolü hayatımdan çıkarmaya karar verdim. bu zamana kadar pek çok kez karar vermiştim buna ama bu sefer sanırım biraz daha gerçek olacağa benziyor.
vücuttan alkolü atmanın yollarından biri istifra etmek, biri terlemek ve arkasından alınacak bi duş olsa gerek. ama benim vücudum nedense bunları yapmadı... reddetti sanki bünyem, ve ben o zaman farkettim ki başka yollar da varmış... mesela zamansız terlemeler... aynı zamanda üşümek falan... değişik yolları varmış alkolü atmanın, vücuduma işkence etmeyeceğim bundan sonra.
işkence demişken... ceza hukuku açısından işkenceyi ben size yapamam kamu görevlisi olsaydım yapabilirdim. ben ancak eziyet edebilirim, işkence kamu görevlilerine özgü bir yöntem...kullanılmaması taraftarıyız bu yöntemin.
farkettim de bi konu üzerine çok fazla şey yazamıyorum...bi konu üzerinde çok fazla konuşamıyorum. hemen sıkılıyorum anlattığım şeyden bile... ben nasıl bir insanım böle?
maymun iştahlı = bss
hala, bss'yi kullanıyorum bi ara değiştirsem fena olmayacak...
nefret edilesi biri olmak üzereyim sanırım...
yarın hacize gidicem. yetkili olarak gideceğim ilk haciz olacak. borçluların hiç birine acımak istemiyorum...hiç biri ile muhatap olmam istemiyorum... yakınmalarını dinlemek istemiyorum.. "alırken bana mı sordun? neden şimdi anlatıyosun?" demek istiyorum. sonuçta ben bana söyleneni yapmakla yükümlüyüm... ben müvekkilimin haklarını korumak zorundayım seninkini değil...çok mu acımasız olmam gerekiyo, ne yapmalıyım bilmiyorum...
"acırsam acınacak hale gelir miyim?" korkuyorum...
korkularımın azalması için yapabileceğim bir şey yok...korkmamam lazım bu kadar basit...
Gogol Bordello - Not A Crime