28 Mart 2008 Cuma

adres problemi

* babamla aramızda bir adres problemidir aldı gidiyo, yani nerdeyse her tartışmada bana bunu söyleyip kendisini haklı çıkarmaya çalışıyo nedense? mesela
" aranızdaki problemleri konuşarak halletmeniz gerekiyor" der annem...
" konuşamıyoruz ne halletmesi" der babam " düşman mıyım ben? beni dinlemiyo hiç" diye serzenir...
" ...... :S" ben
"adres yaz diyorum dilekçeye onu bile yazmıyo" der babam
".... :S" ben gene...

hayır anlamıyorum yani bir adres bu kadar nası problem olur...

* "şarzzz" problemiiim vaaaarrrrr! yeter ya. az biraz dikkat! telefonunun pili biten herkes görür bunu okur! telefonda yazıyo kocaman "ŞARJ OLUYOR" diye... yoksa bizim konuşma özürlü halkımız alfabedeki "j" harfinin varlığından habersiz mi?

*düşünüyorum, öyleyse varım! ya düşünüyormuş gibi yapıyorsam o zaman neyim?

*maddi, manevi tazminat hakkı!

*of sıkıldım ben bu işten, sanırım maymun iştahlıyım.

*can sıkıntısı, baş ağrısı, regl ağrısı, can ağrısı... bunalıımm...

*iş yapma isteğim yok bgn sanırım. sıkıntılıyım bundan dolayı iş yapasım yok,iş yapasım yok bundan dolayı sıkıntılıyım... karışık ruh halindeyim...

*kendime soru: bir amelyat olup, bir yerini değiştirme hakkın var, neresini istersin?
kendime cevap: mümkünse ruhumu...



26 Mart 2008 Çarşamba

ayna

uyumadan uyandım
yine aynı dünyaya
karar verdim
kalmaya
baktım dedim ki aynaya
"acelen ne?"
olacaklar olacak
bir gun nasılsa
yaşa
sevdiklerin var burada
hala
yaşa
seni sevenler var burada
hala

teoman iyi ki varsın demek istiyorum. sen olmasan bu gariban insanlar ne yaparlardı? ve hemen

gel
oldugun gibi
tuzla buz et beni
camdanmışım gibi.
bana hatırlat
nasıl bir şeydi
bir şeye inanmak
tutkuya tutunmak
insanlar,
dünya düşmüş üstlerine
kıpırdayamıyorlar
insanlar,
denemiyorlar bile

gel
dudaklarımı sar
nefesini ver
tat bırak ağzımda
ilk sayfaya
döndür beni
haydi alt üst et
iyileştir

gel
haydi acıt beni
o bile yeter
çoraklığımda
istemezsen
eğer gelmezsen
öldür ama
affet beni

insanlaar dünya düşmüş üstlerine dönemiyorlar bileee :)

ya ben teoman'a karşı ayrı bir ilgi duymaktayım artık. eskiden bu kadar çok sevmezdim kendisini... sanırım hem o hem de ben olgunlaştım artık :) onun olgunluk durumunu sorgulamamak lazım bence ama ben olgunlaştım bunu biliyorum. eskiden benim için sözler bu kadar önemli değildi. bence teoman süper bir söz yazarı, süper bir müzisyen, süper bir yorumcu... ve ben kendisine o kadar da hayran bir insan değilim, yani tipini falan da beğenmem öle ergen kızlar gibi aşık falan da değilim kendisine. sadece takdir ediyorum kendisini. takdir etmek de bana düşmez ben ne müzik eleştirmeni ne de bir konservatuar öğrencisi falanım.
ben teomanın her türlü övgüyü hakettiğini düşünüyorum. bir de her şarkısında beni etkileyen bir cümlesi oluyor. vurucu bir cümlesi oluyor çok başarılı.
dün erkek arkadaşım "teoman dinleyip de benden ayrılmayasın" dedi bana. çünkü hep ayrılık şarkısı yazıyomuş teoman bilmem ne :) ehehe

ha bir de güneri civaoğlu'nun programında teoman demişti ki; "şarkıların pek çoğu yalnızca bir kişiye yazıldı" biri yüzünden acı çekmiş evet ama adam bunu o kadar güsel anlatıyor ki :) öle emre aydın gibi bütün albumde "ben yalnızım ölüyorum aşkından ama senin haberin yok" modunda da değil bütün albumu bi konuya yoğunlaştırmıyo :))

eheh neyse...

Teoman - Dursun Dünya

24 Mart 2008 Pazartesi

hayat başladı

Bugün sonunda adliye stajım bitti, ben artık büroda ikinci 6 ayını doldurmayı bekleyen bir insan oldum :) ve beni yarından itibaren zor bir hayat, hayatın gerçekleri tüm çarpıcılığıyla bekliyor olacak. Artık sabah uykularına veda edicem, öyle canım isteyince 10da canım isteyince 9da gitme vakti bitti artık. Hayat benim için başlıyor sanırım.

Babamın yanınd çalışacak olmam benim rahat olacağım anlamına gelmiyor aksine daha çok zorlanacağım çünkü babamın benden beklentisi biraz fazla ve ben şu anda bu beklentileri gerçekleştiremiyorum ne yazıkki. Ve bu nedenlerle babamla sürekli bir kavga halindeyiz. Dünyanın en iyi anlaşabilen çifti oluruz sanırım babamla. Mesela babam verilen işin verildiği gün yapılmasını ister bense beklerim keyfim gelince yaparım. Ama karşımdaki insandan bişi istediysem o işi istediğim gün yapmazsa sinirlenirim…

Sonra acı gerçekleri insanların suratına pat diye sölerim, babam da aynı benim gibidir. Ya da ben aynı babam gibiyim. aynı şekilde huysuz olan iki insanın anlaşamaması kadar doğal bişi yok esasında… babam terazi ben koç burcuyum bildiğim kadarıyla ikisi de baskın birer burç bu nednlerle anlaşamıyoruz. Oof yani. Bundn sonra artık 24 saat babamla beraber olucam çok sinir bozucu olacak. Ben eve gelmesem mi ne yapsam bilemedim. Ayrı eve çıksam da bare evde ayrı olsak. Hem işte hem de evde aynı insanla olmak çok sinir bozucu. Bir de benim bazı sıkıntılarım var benim bi odam yok. Stajyerlerin odası olmaz çok normal çünkü adı üstünde stajyer, gelip geçici gösle bakılıyor. Hadi odayı geçtim benim bi masam da yok ya :S çok sinir bozucu bütün gün laptop kucağımda dilekçe yazmaya çalışıcam çok kıl…. Ha bi de ben geçici bi insan da değilim ki orda şimdilik en az bi 5 / 6 yıl büroda olmayı planlıyporum bu nedenlerle sanırım bir oda istemeye hakkım var.

Ayrıca stajyerlerin pek çok sıkıntıları var mesela sanki biz insan değiliz ve biz hastalanamayız. Sosyal güvencemiz yok, maaş alamıyoruz çünkü stajyer olduğumuzdan dolayı kanunda çalışmamız yasaklanmış durumda. çok mağduruz arkadaşlar. Adaletin savunucusu olacaz ama kendimizi korumaktan aciziz şu anda.

Heh ben gene eski tarzıma kavuşmak üzereyim sanırım alakasız şeylerden bahsetmeye başlayacağım böylelikle kimliğimi deşifre edicem diye korkuyorum :S ben İstanbul’a gitmek istiyorum. Çok özledim. 4 yıl oldu ben gitmeyeli. İnsan gerçekten görmek istiyor.

Belki de istediğim istanbula gitmak değil trenle uzun bir yolculuk yapmak istiyorum. Yolculuk yapmak istiyorum. Gittiğim yerde her şeyden uzaklaşmak düşüncelerimden arınmak kısacası huşu içerisinde buraya tekrar dönmek istiyorum.

Kendime bir defter yapmış bulunaktayım süreliişlerin sürelerini oraya yazacağım. Düzen lazım değil mi? :) şu anda beni tek memnun eden durum bu :) nasıl küçük şeylerden mutlu olabiliyor muymuşum acaba? :)


Teoman – Sürpriz

23 Mart 2008 Pazar

ben de doğduuum

şu mart ayı hakikaten pek beraketli bi ay maşalla herkesin doğum günü neredeyse bu ay :D işin komik tarafı erkek arkadaşımla doğum günümüz 1 hafta arayla, mesela bi de ekim ayı böyledir benim için çoğu insan ekimde doğmuştur...ya da benim çevremdeki herkes ya mart ya da ekim ayında doğmuş :D ehehe çok acayip bir genelleme oldu bu be...

neyse benim doğum günüm cuma günüydü çok şımardım cuma günü, çok içtim ama kendimi kaybetmedim,eve gelince 4e kadar oturdum ayılayım da öyle uyuyayım diye ayıldım da öyle uyudum böyle yapmak iyi oldu çünkü uyusaydım gelir gelmez 6 da kalkardım gene manyak gibi :S

bir sürü hediyem vardı poşetlerini toplayamadım bile oof fenaydı yani
* ya ben deniz kenarında olmak istiyorum, ben istanbula gitmek istiyorum. gidip bi gezip gelmek sonra hayatıma devam etmek istiyorum çok sıkıldım bi hava değişikliğine ihtiyacım var benim.
*en yakın arkadaşlarımdan biri avustralya'ya gidiyo 20 gün sonra ben gene kalacam yalnız biraz bunalım yapıcam o gittikten sonra of ya :( valla o olmazsa ben ne yaprdım bilemiyorum onun başını da en az ingiltere de olan arkadaşım kadar ağrıtıyordum. şimdi ben 2 dostumdan da uzakta kalıcam ya aman.
*hava bugün 25 derece olacak diye dün ne kadar sevinmiştim, ne bileyim ben bu sıcaklığın yağmur boğukluğundan kaynaklanacağını. ben de boğuklaştım bi anda.. böyle boğulu verdim sanki havanın biraz rahatlaması lazım sanki benim rahatlamam için...çok sinir bozucu...
*of daha yazacak çok şeyim vardı da unuttum ben gene ya :S ehehehe

Şuna da Bak- Pamela