27 Ağustos 2008 Çarşamba

* başka bir şey mi isteseydim acaba bugün?

*acaba blogu buldu mu? okuyo mu? korkular içerisindeyim

*geçmiş zaman bir arkadaşımın blogunda yorumlar yapardım, ama biz kaynaşık bi gruptuk herkes birbirine yorum yapar, o yorumlar posttan daha uzun olur, adeta bir forum havası verirdi bloglarımıza (eski bloggerım ben bakmayın sayfa yeni) neyse orda biri her posta yorum yapmak mı gerekiyo vs. gibisinden gereksiz bir kaç laf sokma durumuna girmişti. ama nedense o yorumu yapanın, postlarına yorum yaptığım insan olduğunu düşünmüştüm (hala da düşünürüm) ne salakça bir şeydi. arkadaş dememeliyim bu kişi için esasında... ben onu sevmem o da beni sevmez ama bu gidişle birbirimizin hayatında olmaya mahkum olucaz. ama ben istemiyorum, neden bazı şeyler bir zorunluluktur? istemediğin için yapmacık olursun. gereksizdir yaşananlar. aa eskiden bu kişi hakkında bi post yazıp içimi dökmek istemişliğim çok olmuştur. artık yazabilirim ne de olsa bu blogun kime ait olduğunu bilmiyor :) (olurda rastgelir de okursa diye diyorum) gerçekten kendisine kıl oluyorum. oldukça bir zaman önce cahilperi blogunda kimi öldürmek istersiniz diye bir soru sormuştu ve ben çekinmeden bu kızın adını vermiştim. (gerçi tam olarak hatırlamıyorum isim verip vermediğimi) her hareketi batmakta bana... her neyse bu kız vakti zamanında benim hakkımda abuk subuk şeyler yazmıştı blogunda...çok rahatsız edici. isim vermeden yazılıyordu fakat herkes yazının kime gönderme yaptığını biliyordu. bunu neden anlattım bilemiyorum. içimden geldi sanırım

*bi kaç gün önce, tam zaman vermek gerekirse bir hafta önce arabamla giderken kadının teki geldi arabama çarptı sonra da bana "yavaş" diye bağırdı. anlamlandıramadım. "sana yavaş" gibi bir cümle çıktı ağzımdan ve kaçtım hemen. (arabamla giderken dediğim kalabalık bir sokakta ilerlemeye çalışırken 10la gidiyordum sanırım). bir de bir kaç ay önce kızın teki arabam seyir halinde iken tekerleğime tekme atmıştı :S değişik insanlar var dünya da. ben böyle şeyler yapmaya cesaret edemezdim açıkçası..

*elif şafak yeni kitap yazsın, mümkünse araf tadında olsun.

*elif şafak ve araf deyince en sevdiğim yazar ve en sevdiğim kitap gelir aklıma.

*ben lisedeyken daha kültürlüydüm.şimdiki kültürüm sadece magazinsel sinir bi durum açıkçası

25 Ağustos 2008 Pazartesi

bir sigara paketi nelere kadir. insanlara belli şeyleri hatırlatan şeyin sadece koku olduğunu sanıyordum. oysaki sigara paketi de aynı etkiyi yaratabiliyormuş. bütün hafta sonu aklımda olan şeyler bugün sabah da rüyama girdi. neden bir şeyi unutmak bu kadar zor oluyor?

içinde kalmak, aklında yer etmek gibi deyimler bu tip durumlar için söylenmiş sanırım. e ne oldu o sigara paketini gördüm de, iyi mi oldu kötü mü? bilemiyorum, bildiğim tek şey aklımdan çıkmıyor...
yaşadığım şeyleri teker teker ve tekrar tekrar düşünüyorum, gözümün önüne getirmeye çalışıyorum kendi kendime işgence yapıyorum biliyorum. oysa sevgilimle aram gayet iyi, çok mutluyum. neden aklımdan çıkaramıyorum peki?
çıkarmak istemiyorum sanırım.yaşadığım şey çok güseldi çünkü, herkesin yaşaması gereken bir şeydi çünkü. bazen hislerimize engel olamıyoruz, hormonlarımız farklı bi biçimde çalışıyo.
belki de şimdi msnde, ama çevirimdışı gözüküyo genelde öyle yapardı çünkü, beni görüyo ve bana selam vermiyo. bu çok acı bi şey ama benim ona yaşattıklarım daha da acı. esasında ben acınılacak haldeyim

mesaj atmamak için zor tutuyorum kendimi. merak ediyorum nasıl?ne yapıyor? ama en sevmediğim hatta nefret ettiğim hareketleri kendim yapıyorum. ara ara kendimi hatırlatıyorum... beni unutmasına izin vermiyorum. peki ben bunu neden yapıyorum? neden? kendimi anlayamıyorum...

Pamela Spence - Eğer Dinlersen

23 Ağustos 2008 Cumartesi

çok mu fazla düşünüyorum?

*kilo aldım veremiyorum.

*insanların "ne koparsam kardır." zihniyetinde olanlarından nefret ediyorum...

*çok param olsun istiyorum.

*çok sıkıntılıyım.

*yarın düğün var hiç gidesim yok.

*"şanslı slevin" var onu da izlemek istemiyorum.

*sigara içesim vardı, içtim. şimdi de pişmanım keşke içmeseydim.

*hiç bir şey yapmak istemiyorum.

*bunalımdayım.

* neden böyleyim bilmiyorum.

* yeniden, "ne koparsam kardır" düşüncesini benimsemiş insanlardan nefret ediyorum. cahil insan sevmiyorum. salak insana tahammul edemiyorum.

20 Ağustos 2008 Çarşamba

sıcaktan iş yapamamak

* sıcaktan iş yapamamak ne demekmiş bunu şu iki gün içinde çok güzel öğrendim. okuduğumu anlayamaıyorum öfleyip pöflemekten artık siz düşünün. bence ağustos ayında komple herkes siesta yapmalı. zaten siesta havası getirdim, bizim ciddi hukuk büromuza. :)) yakında kovulucam sanırım :) sabah giydiğim topuklu ayakkabılar ayağımı kesince ben de ne yaptım parmak arası sevimli pembe terliklerimi giydim. çingene pembesi ojelerimle süper sevimli durmakta ayaklarım :)

*40 numara ayak nasıl sevimli olabilir onu anlamadım ama :S oldu işte

*"of çok sıcak" iki insandan biri bunu 5 dak içerisinde söylemekte. yani 10 dakika içerisinde 2 kere duymak mümkün. hele söylenen kişi bensem 5 dakika içerisinde 10 kere bile duyabilirsiniz.

*bir önceki postumda da dediğim gibi hayattan çıkmak istemekteyim. gerçi o beni çıkarttı biraz hayatından ben de sonradan yiğitliğe bok sürmemek için çıkayım dedim. arayıp sormayayım rahatsız etmeyeyeim istedim. işleri yoluna koyayım istedim. sanki gerçekten bulunamayacak bi adres yapmışım gibi hiç aklına gelmez sanki böyle bir adres aldığım. :S her neyse her duygusal şarkıda söylenen kötü sözleri üzerime alınıyorum nedense. kötü kadın, vefasız, insafsız, gamsız, vicdansız ( doğuş diye bi şarkıcı vardı, onun böyle bişarkısı vardı o geldi aklıma). hayır adam gelse bana dese "sen kendini ne kadar ciddiye alıyosun böyle, ben seni unuttum, sen abarttın olayı, ne kadar kendini beğenmişsin sen öyle vs. vs....) diyebilir neden demesin ama ben nedense kendimi çok kötü hissediyorum...

*doğuş'a ne oldu sahi? yaşıyo mu? bi de hilal cebeci vardı onun sevgilisi ona ne oldu acaba?

*sıcak çok sıcak, sıcak daha da sıcak olacak... emre altuğ'un soyunduğu, yağlı vücudunu sergilediği klibi olan bi parçaydı. aradan kaç yıl geçti o zamanlar ben liseden mezun olmuştum, tam da o yıl. şimdi stajım bitiyor avukat olucam nerdeyse... aman aman yaşlandık. emre altuğ da evlendi. iğrenç bir damatlık giymişti. çağla şıkel'in gelinliği çok hoştu ama. neyse bundan banane allah mesut etsin. hoş bir çift. dişler süper. kendi dişleri olduğunu düşünüyorum nedense... öyle midir? öykledir herhalde :)

*insan çalıştırmak, emir vermek zor geliyo bana. yapımda yok neden?nası yapmalıyım?

*sıcaktan beynim mahvoldu sapıttım yazdıklarıma bakın :S

16 Ağustos 2008 Cumartesi

tatil sonrası postu

*bugün tatilden geldim.
bu seneye kadar hiç bir sene bu kadar sakin bir tatil yapmamıştım illaki bi atraksiyon yapardım. mesela yıl 2005 biz bi tatile gitmiştik çok kötüydü bi yıl önce de aynı yere gittiğimizden ve bir yıl önce çok eğlendiğimizden hayal kırıklığı yaratmıştı biz de amma velakin bi raftingdi, bi parasailingdi bi muzdu, ringoydu derken tatil hateketlenmişti. ama bu sene resmen bir dinlenme havasındaydım.

* eğer hoşlanmadığınız ve embesil olduğunu düşündüğünüz biri size yazıyorsa ne yaparsınız? hemen topuklamak lazım hele o insan esasında kültür kumkuması olup da biraz alkol alınca sapıtıyosa :S iki kat hızla topuklamak lazım. hele hele dans etmeyi bilmiyorsa ve anlamsız hareketler yapıp dans ettiğini sanıyosa üç kat hızla topuklamak lazım

*ANKARA HUKUK'UN SAYGIDEĞER DEKANI, SEVGİLİ HOCAM METİN FEYZİOĞLU REKTÖRLÜK ATAMALARINDAN DOLAYI GÖREVİNDEN İSTİFA ETMİŞ. çok üzüldüm doğrusu, bir yıl da okulumuzda çok köklü değişiklikler yapmıştı. onun dekanlık döneminde mezun olmuş olmaktan ve diplomamda onun imzasını taşıyacak olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. (p.s. diplomalarımız 3 yıl sonra verilmektedir bu nedenle imza konusunda çok emin değilim)

*Avustralya'ya gitmek istiyorum yardımcı olabilecek var mı? :S

* bu tatilde denize sırt üstü yatmak suretiylen gökyüzünü izlerken bi kaç karar aldım. birinin hayatından çıkmak için en etkili yol nedir acaba? ha bir de bu insanın hayatını gerçekten zorlaştırdığınızı düşünüyorsanız. çıkmaya karar verdim de etkili yolu arıyorum...
bu nedenle de adresimi değiştiriyorum :)